Kapı üç kez tıklandı, yolcu olduğum handa
Gelen ev sahibiydi, en beklenmedik anda
Gönül kapımı kırıp, kim o demeden girdi
Maharetli bir âşık, vasat bir çilingirdi

***

Dokunduğu o kâkül, zülfü yar olacaktı
Okşadığı o yürek, bahtiyar olacaktı
Gönül yolunu yapıp, papatya lale ekti
Yaralı bir güvercin, nazlı bir kelebekti

***

Gözündeki parıltı, zümrütten değerliydi
Demli bir çay getirsem, muhabbet eder miydi?
Hiç hal hatır sormadan, hemen konuya girdi
Tecrübesiz bir sarraf, emir-i çeşnigirdi

***

Hemen aşık olma dur! Sadece dinle beni
Gerçekten seveceksen, unutacaksın teni
Gözlerini kapatıp, bana kalbini açtı
Hem çekingen hem mahçup, biraz da utangaçtı

***

Sevmek neymiş öğrendin, şimdi benim sayemde
Sevmek senindir artık, sevgi benim payemde
Son cümleyi söyleyip, kapıyı hızla çekti
Kanatsız sarı saçlı, yeşil gözlü melekti